İyim ben, hep aynı şeyler işte.

29 Nisan 2011 Cuma


Üniversitenin de, dünya yüzünde hazine filan biriktirmek için kurulmuş, her şeyi önceden belli, boş ve anlamsız yerlerden biri olduğu fikrine taktım kafayı... Hazine dediğin, para olmuş, mal mülk olmuş, hatta kültür ya da düpedüz bilgi olmuş, ne fark eder ki? Bütün bunlar, ambalajını açarsan eğer, tamamen aynı şeymiş gibi gelmeye başladı bana...

Dünyada hoş şeyler de var. Hakkaten hoş şeyler yani. Hepsini birden ıskalayacak kadar da salağız biz. Olup biten her şeyi hemen o sefil küçük egolarımıza gönderiyoruz...

"..ve ben bu gece senin varlığını hissedip biraz olsun her şeyi unutup güzel bir uykuya dalıcam..." iyi geceler..

28 Nisan 2011 Perşembe

“Sesi olmayan bir ağzım olduğunu bilmiyordum. Sessizliğimin ne kadar yırtıcı olduğunu. Benim değildi o ses. Konuşan ben değildim. O yükselen alçalan, çözülen, fırıl fırıl dönen ve çıkış arayan haykırışlar benim olamazdı. Sözcükler yuvarlanıp yerlere düşüyordu ve ben nasıl olup da hep birlikte baş aşağı, aşağı, aşağı düştüğümüzü anlayamıyordum. Yeryüzünün neresinde bulunduğumu bilmiyordum. İçimi bulandıran nefretle kapıyı dövüyordum ve ellerimle boğmak, öldürmek istiyordum onları. Sadakatin yalnızca iyimserlik ve umuttan ibaret olduğunu böyle, kanatlarım ateşe tutularak öğrendim...”

Günlerin Tortusu

Gizlice en çok korkulan şey gerçekleşir sonunda. Ey sen, acı ! Peki sonra? Bütün gerekli olan biraz cesaret. Acı ne kadar ortaya çıkar ve kesinleşirse yaşama içgüdüsü o kadar ağır basıyor ve intihar düşüncesi zayıflıyor. Kolay sanmıştım ilk düşündüğümde. Zayıf insanlar yapmıştı bu işi.. Alçak gönüllük istiyor, kendini beğenmişlik değil. Tiksiniyorum bütün bunlardan... Söz değil, eylem gerek!

27 Nisan 2011 Çarşamba

Well...

Uzun bir aradan sonra dönmek istedim. Kendimle çok yalnız kaldığımı fark ettim. Belki de çok şey birikti, yeniden yazmaya karar verdim. Mutlu olmak için, hüzünlenmek için, bilmek için, görmek için, birilerine seslenmek ve birilerinden gelen sesleri yansıtmak için. Bazen bir haykırış, bazen bir sevinç için. Anlam kazanmak, kazandığım anlamı sizlere verebilmek için. Yazmak güzel şey. Asla çekinmezsiniz yazarken, çünkü karşı koyan kimse yoktur karşınızda... Harfler, kelimeler, cümleler rahatça çıkıverir içinizden, olduğu gibi..